İlk oluşumu 4.yüzyıla kadar indirilirse de, bugün ayakta
olan kalıntılar en erken 13-14.yüzyıllara aittir. Vadiden görülen
dıştaki balkonlu kısım ise Osmanlı Döneminde, 19.yüzyıl ortalarında
özellikle iç mekanlarda Türk mimarisi esas alınarak yapılmıştır.
Manastır topluluğunu; ana kaya kilisesi (mağara), iki şapel, ayazma,
hizmet birimleri, keşiş ve öğrenci odaları ile misafirhane oluşturur.
Ayrıca manastıra vadideki dereden su getiren kemerler dışta görülebilir.
Kaya kilisesi ve ona bağlı şapelin iç ve dış duvarları İncil’den alınan
konuların işlendiği fresklerle kaplıdır.
Doğal konumu ve kültürel zenginliği ile dünyaca ünlü olan
manastır, 1923 yılında boşaltılmıştır. Daha sonra geçirdiği yangın, doğa
koşulları ve çeşitli yağmalar sonucu kısa sürede harabe halini almıştır.
1972 yılında ören yeri olarak ziyarete açılan yapıda
Kültür Bakanlığınca başlatılan geniş programlı restorasyon çalışması
devam etmektedir.