İstanbul’un Latinler tarafından işgal edilmesinden
sonra kaçan ve Trabzon’da 1204 yılında yeni bir devlet kuran Kommenos
ailesinden Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları
arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı “Kutsal
Bilgelik” anlamına gelir.
Geç Bizans Kiliselerinin en güzel örneklerinden biri
olan yapı, kare-haç planlı olup, yüksek bir kubbeye sahiptir. Kuzey,
batı ve güneyinde revaklı üç kirişi bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin
üzerine değişik tonozlarla örtülmüş ve çatıya farklı yükseltiler
verilerek kiremitle örtülmüştür.
Bölgenin 1461 yılında Osmanlılar tarafından
fethedilmesine kadar geçen dönemde önemli bir kilise olan Ayasofya, bu
tarihten sonra da önemini koruyarak faaliyetlerine devam etmiştir.
Ancak 1670 yılında görülen ihtiyaç üzerine camiye çevrilmiş ve 1864
yılında da restore edilmiştir.
I.Dünya Savaşı yıllarında Ruslar tarafından işgal
edilen Ayasofya, askeri karargah, hastane, depo ve savaştan sonra yine
cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Edinburg
Üniversitesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği ile restore
edilerek, 1964 yılında müzeye çevrilmiştir.
|